Corona Virusu ve Yeni Dünya Düzeni. ‘Yapay Zeka’ – 4.Yazı – Samir İsgenderoğlu – FOTOGALERİ

Dünyayı eskiden Aileler yönetse de günümüzün dünyasının yönetimi ise her ne kadar gizli tutulmaya çalışılsa da TEKNOLOJİ ve BÜYÜK VERİ olan yapay zekaya geçmiştir.

Dünyanın daha güzel yaşanılır bir yer haline gelmesi için insanlığın kendi köklerine geri dönmesi ve antik çağ ideallerini yeniden canlandırması gerekiyor. Antik çağ derken tarih kitaplarında yazılan masalları düşünüyorsunuzdur şimdi. Oysa gerçekte öyle değil: ”Dünya İnsanına”  günümüze kadar İnsan uygarlığının tarihi diye, sadece masallar anlatılıp duruldu ve gerçek insanlık tarihi saklanıldı. Anlatılan tarih masallarında günümüz ”Dünya İnsanlığından” daha çok gelişmiş ve gerçekte teknolojik olarak bizlerden çok çok ileride olan bir toplumdan hiç bir zaman bahsedilmedi. Oysa bahsedildiği gibi geride olan antik çağ toplumu en basidinden bizlerin bildiği günümüzün insanlığının hala çözemediği mükemmel bir mimar tasarımı ile yapmış olduğu ”Piramit”leri inşaa etmişti.  Kablosuz elektrikten gezegenlerin yaratılışının tam şekilde bilgileri ile sırlarına vakıf olan  ”İlkel İnsan” olarak tanımladığımız toplum mu geridedir yoksa günümüzün ”Dünya İnsanı” mı?

Günümüzün ”Dünya insanlığından” en büyük saklanan sırlardan birisi de eski çağların daha güzel, daha temiz, daha saf ve daha yaşanılabilir olması gerçeği oldu.

Dünya İnsanlığının yeniden dönüş noktası  ”Makineler”le tanıştığı günden başladı. İlk başlarda yani  eskiden ”Dünya İnsanlığı”  bilgisayarları, Makineleri  yönetiyordusa, şimdilerde ise bir şeyler oldu ve bilgisayarlar yani Makineler ”Dünya İnsanlığını”  yönetmeğe başladı. Bunun sonucu olarak da  insanlığının çok azı seçeneklerini sorgular oldu. Ne yapması gerektiğinin sürekli söylenmesini ister bir hale geldi. Tıpkı eski Makineler gibi  yapması gerekenlerin sadece hepsi söylenince yapar duruma geldi günümüzün Dünya İnsanı.

Bu Yapay Zeka olarak adlandırılan Makineler ilk başlarda  olabilecek tüm anlarda insanların sergileyeceği durumları öğrendi ve sonrasında doğru tahminler ederek günümüzün ”DÜNYA İSANLIĞINI”  daha kolay yönetilebileceği gerçeğini de bir şekilde algılayarak tüm alanlarda kontrolleri hızlı bir şekilde ele geçirdi.

Tüm bunların sonucu olarak da anlaşılan o ki Makinaların yani Yapay Zeka Robotlarının Yeni dünyanın baş aktörleri olacağı artık kesinleşmiş oldu.

Artık günümüzün gelişmiş yapay zekaları başka yapay zekaları yaratıp programlayıp tasarlayabiliyor.

1965 yılında Harbert A. Simon tarafından söylenmiş olan  ”20 YIL İÇİNDE MAKİNELER, BİR İNSANIN YAPABİLDİĞİ HER ŞEYİ YAPABİLECEK….” bu kelimeler aslında her şeyi düşünebilenler için anlatmaktadır.

Peki bu Yapay Zeka diye adlandırdığımız ”Makineler” aslında nedir?

Yapay zeka olarak adlandırdığımız Makineler aslında insanın kendisinin,  hatta kendi zekası üstünü taklit etmesini yaratmaya çalışarak yarattığı bir varlığa verdiğimiz isimdir.

Yani  başka bir değişle Yapay Zeka Makineleri insan zekasından üstün bir zekaya sahipmiş  gibi gösteren geniş bir bilgisayar bilimi alanıdır.

Her ne kadar günümüzde yapay zeka teriminin 1956 yılında Darp Mont profesoru Con Mekkart tarafından icad edildi söylense de, çok daha eskilerden beri var olduğu bilinmektedir.  Bu durumda ise anlaşılan o ki eskiden var olan bu Makineler insanlığa o tarihlerden sunularak alıştırıla alıştırıla kademe kademe gösterilmeye başlanıldı.

Eski bilgisayarlar  sadece el ile  programlansalar da, şimdiki bilgisayarlar ise yapay zeka sayesinde yani kısaca var olan tüm teknolojiler bu yapay zeka aracılığı ile programlaştırılmaya başlanılmıştır.

Bu teknoloji bir çok insan için zamanın ötesinde bir fikir gibi de gözükse de, günümüzde neredeyse bir insanın yapa bildiği ve hatta yapamadığı her şeyi yapay zeka yapabilecek bir konuma ulaşılmıştır.

Yapay zeka aslında 3 ayrılmaktadır.

1. ”Dar Yapay Zeka”  – Şu ana kadar ”Dünya İnsanlığına” günümüze kadar sunulan ”Yapay Zeka” sadece Dar Yapay Zeka sayılmaktadır. Yani sadece belli görevleri yerine yetire biliyordu. Sadece belli konularda insanlardan iyiydi, o belli konular dışında hiç bir işlevi, etkisi  ve gücü yoktu.

2. ” Genel Yapay Zeka”  2020-sonlarının başlanması yani alıştırılması sürecinin bitmesi ile ise ”Dünya İnsanlığı” bilinen ”Dar Yapay Zekanın”  bir üstü olan ”Genel Yapay Zeka” ile tanışmış olacaktır.  Yani bilgisayarlar ve ya ”Makinalar” insanın yapa bileceği hemen her şeyi yapabilecek hale gelecekler.

3. ”Yapay Süper zeka”  –  Yaratıcılık, sosial yetenekler ve genel olarak  insan üstü bilgelik seviyesi olarak da diye biliriz buna. Bu sisteme ise 2050 senesinden sonra anca ”Yeni Nesil Dünya İnsanlığı” geçe bilecektir.

Çağımızın Dünya İnsanlığı da kendini geliştiremez ise 2050 senesinden sonra tam bir şekilde  ”Teknolojinin”  Kölesi haline gelecektir.

Alıştırılma süreci bitdikden sonra ise sözde  19550-ci yılların sonlarından üzerinde çalışılan kuantum bilgisayarlarının insalığa tanıtımı başlanacaktır.

Kuantum bilgisayarları ile  günümüz bilgisayarı arasındakı farkları ise kimse hayal bile edemez! Kuantum bilgisayarlarının en kötüsü ışık hızında çalışıyor. Kısacası kuantum bilgisayarının en kötüsü günümüzün bilgisayarından en az 10 milyon kes daha güçlüdür.

Kısacası tüm sistem ”buluta taşınacaq” yani özel sınırsız yedekleme datası olacak ve super akıllı bir topluma ilk adımlarını insanlık atmış olacak.

Bu super akıllı toplumda sııfır kaza sıfır hata olacak ve  her şey bir düşünce ile gerçekleşecektir.   Şöyle ki ilerleyen zamanlarda bir doktora bile ihtiyac duyulmayacak.  Yapay Yeka Dünya İnsanlığına  hangi hastalıklara  ne zaman tutula bileceğini söyleyecek ve de önceden anında tedavi edecektir. Bu akıllı Makineler günümüzde önceden tehşis edilmesi çok zor hatta imkansız olan  hastalıkları bile önceden bile bilecektir. Hatta iklimlerin bile  kontrol edilmesi mümkün ola bilecektir.

Eski makinelerden farklı olarak, günümüzdeki Yapay Zeka olarak adlandırdığımız ”Makinelerin” bir diğer inanılmaz  büyük farkı ise üstün düşünme yeteneği ile beraber, hisslerinin ve duygularının olması olacaktır.

Tüm bu sistemlerin başında ise çok az kişinin ismini duyduğu Bilgisayar ve  internetin dahi her şeyin geliştiricisi  hatta bulucusu olarak ”DHARMA”  yani İleri Savunma Teknolojileri kurumu durmaktadır.

Böyle ki, aplenin kullandığı ”SİRİ” dahil her şey ”DHARMA” nın ürünüdür.

Uzun zamandır Yapay Zekaya sahip robotları ise ”Boston Dynamics”  Yapmaktadır. Bu konu ile ilgili www.bostondynamics.com internet sitelerinden daha  detaylı bilgilere ulaşa bilirsiniz.

Günümüzün vazgeçilmezleri haline gelmiş Dijital ortamda kullandığımız YouTube, Facebook, Twitter,  Whatsapp, İnstagram, Linkedin  dahil her şey   yapay zeka tarafından yönetilerek kontrol edilmektedir. Her hareketimiz takip ediliyor ve veri tabanına ”BİG DATAYA”  gönderilerek orada anında analiz  edilerek bizim yapacağımız şeyler hesaplanıyor. Şimdi bunun size ufak bir örneğini vereyim. YouTube  ye girdiğinizde sizi tanıdığı için bu yapay zeka size, sizin izleyebileceğiniz şeyleri daha çok öneriyor. Aynı zamanda arada kendi izlemenizi istediklerini de önererek bir şekilde  sizin farkında olmadan izlemenizi sağlıyor.

Kızgın olduğunuz anlarda YouTube eğlenceli  videoların karşınıza çıkması da aslında bir tesadüf değildir.

Bazen bu yeni tip Yapay Zekalar bazı hareketlerinizi  anlayamadığı  zamanlarda sinirlenerek agressif de davrana biliyor. Onun iyi olarak düşünüp sürekli sunduğunu, yani önünüze çıkardığı şeye siz dikkat etmediğiniz zamanlarda daha fazla agressfileşe biliyor.

Böyle ki, Whatsappın sizinle olan ana sözleşmesinde size kabul ettirdiği bir madde ile ”Sürekli sizi dinleme yetkisini sizden alıyor. Hem de telefonunuz sizden uzaktayken bile bu dinlemeyi yapabilme yetkisini.

Bunun sonucu olarak da sürekli tüm konuşmalarınız, bu yapay zeka tarafından kaydedilerek analiz ediliyor. Sonuç olarak da sizin canınız bir  yemek çekerse ve ya her hangi bir şey yapmayı isterseniz en kısa zamanda o şeyler ile ilgili dikkat ederseniz reklamların karşınıza çıktığının şahidi olacaksınız…   Telefonunuzu bir kenara koyup her hangi bir şeyden bahsedin mesala arabadan, altından ve ya dilediğiniz farklı herhangi bir şeylerden bahsedin. Bunun sonrasında kısa sürede kendiniz de  o konularda reklamların daha fazla karşınıza çıkarıldığını farkedeceksiniz. Kısacası sizden çıkan her türlü bilgi, bu yapay zeka tarafından isteğiniz olarak algılanıyor ve daha sonrasında size sunuluyor.

Kısaca dersek karşınıza çıkan hiç bir haberler, hiç bir reklamlar boşuna çıkarılmıyor.

Başka bir örnek daha vereyim siz bir film izliyorsunuz ve ya bir elbiseye baktınız diyelim ardından bir sonrakı gün size o filme benzer filmler önerildiğini,  daha fazla o daha önce baktığınız ürüne benzer ürünlerin reklamlarının karşınıza çıkarıldığını göreceksiniz.

IBM firmasının 2015 yılında geliştirdiği yapay zekaya sahip  Blue Horn adlı süper bilgisayarını her halde duyanlarınız mutlakaolmuştur. Blue Horn, kodları arasında yer almayan bilgileri kendisi öğrenerek kod bloklarını geliştiren bir bilgisayardı. Üstün zekaya sahip Blue Horn Karışık Kozmolojik Simülasyonları hesaplayabilen ve kozmos 250 projesi kapsamında bulunan bir  yapay zekadır.

2016 yılında Blue Horn’ı  geliştiren Projeden sorumlu olan ve yapay zekayı geliştirenlerin başında bulunan William Brankli,her gün yapmış olduğu gibi iş yerine geldiğinde işine başlamadan önce şakayla karışık olarak ilk kes Blue Horn’e ” Nasılsın? İyimisin?” diye sordu Blue Horn, “Bunun seni ilgilendirdiğini hiç sanmıyorum!” cevabını verince William şaşırmış

Aldığını bu cevabın normal olmadığı kanısına varan ve cevabın ciddiye alınmasının kanısına varan William  başka bir problemi çözdüğü sırada daha önce yüklemiş olduğu verileri hesaplamasını Blue Horndan istedi. Gelen cevab: ”Şu anda çok daha önemli işlerim var seninle uğraşamam” oldu.  Bu cevabdan sonra ise Blu Horn’nun fişi çekildi.

IBM firması 2016 yılı içerisinde yaşanan bu olayı bir basın toplantısıyla duyurmuştu… Hatta yapılan araştırmalar sonucunda Blue Horn’ın kodları arasında bu cevapları verebilecek hatalı bir koda rastlanmadığı da açıklanmıştı…

Her ne kadar bu akıllı teknolojilerin 1950 lerden sonra ortaya çıktığı söylenilirse söylensin bu çok da inandırıcı olmayacaktır. Marvin  Minsky  1970 yılında ”BİR NESİL SONRA YAPAY ZEKA YARATMA SORUNU BÜYÜK ÖLÇÜDE ÇÖZÜLECEK” dediğinde zaten sorun çözülmüştü.

Aslında böyle bir teknolojinin var olduğu gerçeği  1927 senesinde Alman yapımı olan  Weimar Cumhuriyeti’nin en güçlü döneminde gösterime giren ”Metrópolis”  filminde de ”Makina Adam” adlı karakterin gösterilmesi ile  insanlığa sunulmaktadır.

O filmde olan dikkat çeken sahnelerden ilki havada uçmakta olan arabalardır.

Daha sonrakı dikkat çeken diğer bir sahnede ise arkasında 5 köşeli yıldız olan bir Taht var ve Tahtında üzerinde  bir robot yani Yapay Zekaya sahip ”MAKİNA ADAM” oturmuş.

Sonra  oturduğu Taht’dan ”Makina Adam” kalkıyor ve yürümeye başlıyor. Tam bu sırada bu yapay zekaya sahip ”Makina Adamın”  mucidi ”Yapay” kolunu havaya kaldırarak şunları söylüyor: ”Evet,  Joh Frederson? Bir elini kaybetmek geleceğin adamını, ”MAKİNA – ADAMI” yaratabilecek olmaya değmez mi? Bana bir 24 saat daha ver ve kimse Joh Frederson, kimse  ”MAKİNA – ADAM”IN bir ölümlüden farkını bulamayacak!

Daha sonra bir diğer sahnede bu ”MAKİNA – ADAM”IN mucidi bir kızın  hafızasını ve tümüyle dış görünümünü o ”MAKİNA – ADAM”a kopyalamaktadır. Bunun için ise önce ”Kızı” bir makinanın içine koymuş ve makinanın içinde  ”Kızın” beyninden ”MAKİNA – ADAM”IN beynine kablo bağlantı kurmuş. Kısa süre sonra ise garip bir şekilde kopyalama lazer ışınları ile  başlar. Sonrasında ise  kopyalama işlemi kusursuz bir şekilde gerçekleşir.

Sonrasında Makina Adamın mucidi: ”Kıyametten konuşulacak günler yakındır!” diyerek gülmeye başlıyor.  Ardından ise şu mektup okunmaya başlıyor: ” O şimdiye dek  bir insanın sahip olduğu en mükemmel ve itaatkar araç. Göreceksin bu gece yüz tane zengin insanın gözleri önünde dans ettiğinde eğer bir tanesi bile makina olduğunu anlarsa kendimi beceriksiz, başarısız bir adam olarak adlandıracağım.”

Filmde diğer dikkat çeken bir sahnede ise  yok oluşu getiren Kadın görünümünde olan bu ”MAKİNE ADAM” tüm ”zenginlere” Şimdi ”Dünyanın Yok oluşunu hep birlikte izleyelim!” diyor.

Her kes de çok mutlu ve olup biten her şeyden habersizce gülüp eğleniyor.

Şimdi şu soru düşünebilen insanların kafasını mutlaka eminim ki kurcalıyordur: 1927 senesinde çekilmiş bu ”Filmde” o sahneler  tesadüfen mi kurgulandı ve ya bilerekten ”Bir Üst Akıl” tarafından pilanlı şekilde ”Dünya İnsanlığına” mesaj amaçlı mı?

www.facebook.com/samirisgenderoglu

Alət çubuğuna keç