Corona Virusu ve Yeni Dünya Düzeni. ‘Masonluk-2’ – 7.Yazı – Samir İsgenderoğlu

  • Geçen Yazımda söylediğim gibi 18 – ci yüzyılın başlarında kurulan çağımızın en etkin gizli kuruluşlarından biri olan bu kuruluşun gizemli ve çok etkin gösterilmesinin nedenlerinden biri açıklanan üyelerinin ünlü, etkileyici güce sahip korku salan mafya babalarından, Politikacılardan, İş adamlarından, Din adamlarından, Sanatçılar dahil farklı kesimin insanlarından oluşur görüntüsünün çok iyi şekilde topluma sunulmasından kaynaklanmaktaydı. Özellikle de Devlet başkanları, Bakanlar, Din adamları ve Mafya babalarından oluşması algısının oluşturulması ise her kesimin saygı duyarak itaat etmesini psikolojik olarak koşulsuz şartsız mecbur bırakmasına neden oluyordu.

Politika ile Dinin tam olarak ahlaki değerlerden uzaklaşmasını çok büyük ustalıkla fırsata dönüştürmeyi başaran bu kuruluş ‘’Gözükürde’’ yani Sahne önünde sürekli çok güçlü gösterildi.  Bununla beraber ‘’Antik Mısır’’ düşünce tarzı ve sembolleri ile Masonluğu gizemli, çok eski bir kuruluş gibi büyük bir titizlik ve ustalıkla göstererek tanıtmayı başardılar.

Gerçekte ise bu kuruluşun ‘’Antik Mısır’’ ile hiçbir ilişkisinin olmadığı bir az derinliklere gidilince açık bir şekilde gözükmektedir. Masonluğu insanların Antik Mısırla bu kadar ilişkilendirmesinin esas ana nedeni ise görünürde Masonluğun felsefesi, dünya görüşü hatta kullandıkları ‘’Ritüelleri’’ dahil her şeylerinin ‘’TOT’’ öğretisini anımsatan motifler içermesidir. Bununla birlikte ‘’Mısır Ölüler Kitabından’’ parçaları, sembolleri, desenleri Lotos çiçeklerini kendilerine ait bir parça gibi sunmasıdır.

Masonların kendileri ile ilgili dediklerine göre bir Masonun amacı her bakımdan gelişmiş ideal bir insan olmaktır. Yani Masonlar masonluğu daha iyi bir birey olma yolunda bir tekamül süreci olarak görüyorlar. Bu yüzdendir ki kullandıkları genel hayat biçimlerini şekillendiren en başlıca ‘’MOTTO’’lardan birisi ‘’DİNLE, GÖR, KETUM OL’’ Mottosudur.

Kendilerini duvar ustaları olarak adlandıran bu kuruluşun liderleri ise esas görevlerinin duvar yapmak değil de ‘’Aydınlık Gelecek’’ ile insanlığın arasında var olan duvarı yıkmak olduklarını düşünürek bu yolda çalışıyorlar. Bundan kaynaklıdır ki ‘’Antik Mısırda’’ olduğu gibi insanlığa optimist baktıklarını ‘’Bilime’’ son derece önem veren ileri bir uygarlığın kurulması için çalıştıklarını söylerler. Yani Masonlukta olan ‘’İnşaatçılık’’ ise sadece Yeni Dünya Düzeninin inşasını gerçekleştirerek eski gelişmiş çağlarla arada olan duvarı da yıkmakla eski gelişmiş çağlara geri dönüş simgesini taşımaktadır. Burada olan duvar ustalarının görevi de ‘’Duvar yapmak’’ değil de eski gelişmiş dünya insanlığı ile günümüzün geride kalmış ilkel olarak adlandırdıkları ‘’Dünya İnsanlığı’’ arasındaki yapılmış duvarı yıkmaktan ibarettir.

Yanlış bilinen gerçeklerden birisi ise Masonluğun günümüzün dünyasını Dizayn etmeye başlayarak yeni Dijital Dünya Sistemine geçirmeye çalışan ‘’BİR ÜST AKIL’’ tarafından kurulması ve süreci yöneten güç olarak görülmesi veya zannedilmesidir. Bir az incelerseniz açıkça görürsünüz ki Masonluk bu sürecin başlarında algı yaratmak adına kullanılmıştır. Algı operasyonunun dışında da bu sürecin hiçbir kademesinde yer almamakla birlikte hatta Masonluğun toplum içinde itibarsızlaştırılarak tamamen yok edilmesi süreci başlamıştır.

Masonluğun yerine de günümüzün algı operasyonlarında daha çok sadece ‘’Bilim İnsanlarından’’ oluşmakta olduğu söylenen ‘’İluminati’’ olarak adlandırılan kuruluşa etkin rol verilecektir.

Bu kuruluşu özel kılan dikkat çekiciliği ise dünya insanlığının tüm dinlerden kurtularak sadece bilimin ışığına doğru gitmenin tek kurtuluş olduğu düşüncelerini topluma sunmalarıdır. Her ne kadar tepki çekseler de bu düşüncelerini büyük ölçüde toplumlara kısmen de olsa kabul ettirmiş durumdalar. Bu kuruluşun çalışmalarının sonucu olarak da günümüz toplumunda yeni bir kesim olan hiçbir dine inanmayan kesimin sayısı tüm dünya genelinde çok büyük hızla çoğalmaktadır. Onların düşüncesi ise insanlık gerici ve insanlığı köleleştirmekte olan düşüncelerden uzaklaşarak bilimin ışığında özgürleşmelidir. İluminati adlandırılan bu kuruluş  en başta da Vatikan tarafından olmakla tüm dinler tarafından bu tutumundan dolayı düşman olarak ilan edilmiş durumdalar…

Bu gizli kardeşlik teşkilatı olarak adlandırılan  İlluminati Latince: illuminatus, Türkçe: aydınlanmışlar, aydınlar olarak topluma tanıtılmaktadır. Simgeleri ise kilisenin şeytan ilan ettiği ‘’Işık Taşıyıcısı’’ anlamına gelen ‘’LUSİFERDİR’’. Resmi mührü ise henüz bitmemiş olan bir Piramittir ve bu Piramidin de tepesinde dünyaya hakim olma anlamını taşıyan simge olarak bilinen tüm yönlere hakim bir GÖZDÜR.  İluminati, batıl inanca, ön yargıya, dinin sosyal hayat üzerindeki etkisine, iktidarın kötüye kullanımına karşı Aydınlanma Çağını başlatan kuruluş olarak da tanıtılmaktadır. Modern İlluminatinin zihin kontrolü uygulayarak, hükûmetleri ve kuruluşları ele geçirerek ‘’Yeni Dünya Düzenini’’ sağlamak amacıyla hareket ettiğini, monarşileri yıkmayı, dinî inançları yok etmeyi, ulus devletleri ve vatanseverliği sonlandırarak sosyal düzeni altüst ederek tek dünya devletini kurmayı hedeflediği bilinmektedir.

 

Alət çubuğuna keç